ALİ TARHANA ÇORBASI VE AYŞE ÖZ KIL MAZER(30.06.2011)
Yazar: Dr. Atilla BARKAN | Kategori: GüncelFacebook'ta Paylaş
ALİ TARHANA ÇORBASI VE AYŞE ÖZKILMAZERE TEBRİKLER!
Dostlar son yıllarda eşine az rastlanır bir aşk hikayesine tanık oluyoruz. Normalde ben
magazin dünyasını pek takip etmem. Ama Ali Tarhana çorbası denen bir mahluk ve onunla evlenmek üzere olan bir başka mahluke benim bile dikkatimi çekti ve birkaç gündür bu olayı izlemeye başladım. Normalde dostlar beni bilir,tolarans konusunda dünya şampiyonluğuna aday olabilirim ancak bu olay beni bile aştı. Kısaca özetlersek, eşi kanser hastası olan bir mahluk var. Bu mahluk bir gün eşinin en çok ihtiyacı olduğu bir anda ,onu karanlığa gömeceğini bile bile boşanmak istediğini söyler. Eşi ve çocuğu ,BABA kavramının ne olduğundan henüz haberi olmayan bu mahlukun davranışı ile şoka girerler. Ama şok burada bitmez ve daha ne olduğunu anlamadan bu kez bu mahluk 15 cm lik penisinin keyfi için karısının gözünün içine baka baka yeniden evlenmeye kalkar. Hatta eşi ölümle mücadelesine yalnız devam ederken, Türkiyenin güzel bir sahil beldesinde düğün organize eder. Düğüne de Türkiyenin cemiyet hayatının saygın! üyelerini davet eder.
Şimdi dostlar bu olayı biraz açalım isterseniz. İnsanlar evlenirler,insanlar boşanırlar hatta aile içi şiddet olabilir ve hatta ailelerin bazen gerçekten boşanması hem karı koca hem de çocukların psikolojisi için kaçınılmaz olabilir. Bütün bunlar sosyolojik olaylardır , ancak bu bir boşanma değildir dostlar, bu olsa olsa diri diri toprağa gömmektir. Yıllarca beraber yaşadığınız bir insan ve çocuklarınız var ,ve siz 15 cmlik çıkıntınızın zevki için ve 12 cmlik bir delik için bir insanı karanlığın kör kuyularına itiyorsunuz. Eşinizi sevmeyebilirsiniz hatta sevginiz bitmiş ve hergün beraberlik bir eziyet halini almış olabilir ama hastalık başka bir şey. O bu hayatta artık malın,mülkün bir anlamı olmadığını anlamış biri ve sadece size ihtiyacı var paranıza değil elinize, sesinize ihtiyacı var. Kanserin amansız ağrı ve bulantıları ile ancak beraber başa çıkabilirsiniz. Bu nasıl bir doyumsuzluktur . Eğer bu bir reklam değilse veya altında başka bir dümen yoksa bunu bir insan yapamaz. Nasıl bir zevk ve vefasızlık örneğidir ki bu, orada hergün çıkacağı son yolculuğun kabusları ile kan ter içinde kalmış bir insana son darbeyi vurmaktan, hemde böyle ahlaksızca vurmaktan çekinmemektedir. Bazıları yaptığı şeyi bencillik olarak yorumlamakta. Buna katılmıyorum ,çünkü bencillik az bucuk insana has bir duygudur,insanlar bencilce hareket edebilir ama sonuçta o bir insandır. Fakat bu bir insan olamaz ve açıkçası ilk defa bir şeye tarif bulamıyorum dostlar. Ben dünyanın gelmiş geçmiş en alçak mahluklarının Hitler ,Stalin yada polpot olduğunu sanırdım ama yanılmışım. Onlar yanlış ve hastalıklıda olsa, bir ideoloji uğruna milyonların canını aldılar ama bu Ali Tarhana Çorbasının yaptığı başka bir şey. Bu penis ideolojisi uğruna ,geride diri diri adam gömmek ve kanından canından evladını hayatı boyunca atlatamayacağı bir nefrete sürüklemekten başka bir şey değil. Türkiyede recm cezası yok demesin artık kimse.
İnsanlar değil eşlerini çocuklarını, köpeklerinin,kedilerinin veya kuşlarının canı yandığında veya hasta olduğunda bile üzüntüden kahroluyorlar. Onların başında bekleyip tüylerini okşuyorlar. İnsanlar tanımadıkları insanlar için bile gönüllü olarak hayatlarını feda ediyorlar. Ama tabii o insanlara has duygular bu gibi mahluk ve mahlukeler için söz konusu değil. Bak Ali Tarhana çorbası,benim senin için çizdiğim bir senaryo var,şimdi onu anlatayım sana. Genelde kimseye beddua ve kötü gelecek senaryoları çizmem,çünkü büyük bir kısmı gerçekleşti ama sen mahluk olduğun için rahatlıkla anlatabilirim
Soğuk ve yağmurlu bir sonbahar akşamı,yüzüne savrulan yağmur damlalarından ve soğuktan kaçmak için ,saçak altlarında hızlı adımlarla koşarken ve eve gidip minik penisini mahluke özkılmazelin 12 cm lik girintisi ile buluşturma hayali kurarken,birden ayağın yerinden oynamış parke taşından dolayı kayar. Dengeni kaybedersin ve kontrolsüz bir şekilde düşmeye başlarsın. Düşerken elindeki paketlerin her biri bir tarafa savrulur ve kafanı kaldırımın köşesine vurursun. Bu darbe senin için ölümcüldür ve hayatın gözünde akmaya başlar ve son nefesini verip ruhun bedeninden ayrılırken ,baş ucunda elinden tutup sana yeni yolculuğunda refakat edecek başı kazınmış tanıdık birini bulursun. Kısa bir süre önce onu kör karanlıklara saldığın eşin hala saçı kazınmış vaziyette, “korkma gel” der,”burada vefasızlık yok,burada 15 cm ,12 cm hesabı yok,burada kalp kırmak yok burada sadece sonsuz huzur var” der. Ve sen ne olduğunu anlamadan ,bir kuyunun dibinde kalbini paramparça ettiğin genç bir çocuğun, üzerine bir avuç toprak atarken bulursun. İşte Ali Tarhana Çorbası sana seçtiğim senaryo bu ve inşallah gerçekleşir. Mahluke Kılmazelemi ne olacak. Bence en kısa zamanda mesane kanseri olacak ve tuvalete her gittiğinde ,kan işerken ve mide bulantısından göz altları çökmüş bir şekilde her aynaya bakışta,saçları kazınmış bir meleğin onu çağırdığını görecek.
Son senaryomuda bu mahluk ve mahlukenin düzenleyeceği düğüne icabet edecek mahluk grubuna çiziyorum. Belki ilk defa bir magazin düğününü takip edeceğim bakalım kim gelmiş diye. Orada gördüğüm herkesi bir kenara not edeceğim. Çünkü yarın bu kişiler herhangi bir platformda insanlıktan ,vefadan,dostluktan dem vurmaya kalkarlarsa ne kadar iğrenç mahluklar olduğunu hatırlamak için o listeye bakacağım. Bir kadın orada bulantı ve ağrılar içinde ,dazlak kafasıyla ,kor gibi yanan terk edilmişlik ve vefasızlık ateşi içinde kahrolurken,diğer mahlukların soğuk şampanyalarını yudumlaması her halde dünyada eşine az rastlanır bir zalimliktir. Siz dostlar ,vefa içinde kalın,dostlarınızı asla terk etmeyin.
Temmuz 1st, 2011 at 00:11
İbret alınası bir hikaye.Emeğinize sağlık,teşekkürler hocam…
Temmuz 1st, 2011 at 00:15
Bazen avrupalaşma ileri düşüncelere rest çekesim geliyor geleneklerini unutmuş insanlar ne hale geldi eskiden eşini hiç görmeden evlenen insanlar bir ömür boyu saygı içinde yaşarken şimdi anlattığınız gibi cinsel dürtüleri için hasta yatağında hayat arkadaşını terk edebiliyor. Halbu ki nikah masasında gülücükler atarak nikah memurunun hastalıkta ve sağlıkta sorusunu büyük bir zevkle karizmatik şekilde evet diye bağırmayı seven insanlar verdikleri sözleri nede çabuk unutur olmuşlar evet modernleştik dahada çağdaşlaştık ama kafesteki hayvanlardan bile daha düşük seviyelere geldik haberimiz yok tv karşısına çıktığındada bizler alkışlar tutarak yaptığı espirilere güleriz böle insanların yaa o kanserli eş ne olacak ölüm kalım yolunda tek başına mı? ilerliyecek morale en çok ihtiyacı olduğunda kocasını bir başka kadınla düşüncek yazıklar olsun biz insanlara
Temmuz 1st, 2011 at 09:43
sevgili kıvanç,bunun avrupalaşma ve modernleşme ile ilgisi yok. bu ister avrupalı ister asyalı tüm insanlar için geçerli en basit insanlık kuralıdır. ortağını asla terketme ,arkadan bıçaklama,vefasızlık yapma ve ruhunu asla kaybetme. bu mahluk ne yazıkki insanlık onurunu yitirmiş zavallı bir testosteron mağduru. bu mahluku bir kez bile izlemiş değilim ama izlenmeye değer biri olmadığı meydanda. siz siz olun yaralı bir yakınınızı asla terketmeyin,sevmeseniz bile. savaşlarda bile insanlar bir birini vurmaya çalışırken yaralıların toplanması için arasıra ara verilir ve yaralı bir asker asla vurulmaz. hele arkasından asla
Temmuz 1st, 2011 at 18:23
adaşım benim ne güzel yorumlar kaleme alıyormuşsun sen eline diline sağlık.umarım bu yorumlarını yakında ulusal medyaya taşırsın.çorba ve içindeki kıl gerçekten iğrenç ve kesinlikle içilmez.selamlar kardeşim.
Temmuz 2nd, 2011 at 03:44
dostum bu günlerde ulus diye bir şey kalmadığı için ulusal medyadan da bahsedemeyiz. sadece uslu medya var. o nedenle bizim dönem hiç uslu olamadığı için ,bizim de bu medyada yer bulmamız imkansız. Tarhana çorbası ise tam layık olduğumuz medya ve onu besleyen reklem sektörüne uygun bir figür. sana selamlar ,değerli eşine saygılar
Ağustos 5th, 2011 at 23:51
Created the geartest articles, you have.