Baş göz sadakası diye birşey yok
Yazar: Dr. Atilla BARKAN | Kategori: /" title="ColdHackers kategorisindeki tüm yazıları göster" rel="category tag">ColdHackersFacebook'ta Paylaş
Baş göz sadakası diye bir şey yok.
İnsanlar birilerine yardım ederken,başımın gözümün sadakası olsun diye içlerinden geçirirler. Bu bir yönden alışık olduğumuz gerçeklikten uzak, bencilce düşünme mantığının en güncel örneklerinden birini oluşturuyor bence. İnsanlar yardım ederken bile karşılığında bir fayda umarak yapıyorlar. Size açılan her eli mutlaka mümkün olduğu kadar karşılıksız
bırakmamalısınız. Ancak bu yardımı yaparken gözünüzün tuttuğu kişiye yardım edip,tutmadığı kişiye etmemek haddimiz olmamalı. Verdiğimiz üç beş kuruş bozuk parayı verirken artık neredeyse ikametgah belgesi isteyeceğiz fakirlerden. Oysa seni aldatıp aldatmadığı yada gerçekten ihtiyacı olup olmadığı onun sorunu. Elinin ayağının tutup tutmadığına kara vermek de haddimiz değil. Yada 1 saat de kaç lira kazandığını sorgulamaktan haddimiz değil. Eğer kazandığını çok buluyorsan sen de aynı işi yapabilirsin.
Yardım yada sadaka verirken başımın gözümün sadakası olsun demek kadar saçma ve her türlü dine ters düşen bu anlayış kabul edilemez. Öteki dünyaya hazırlık için yada bu dünyada kazadan beladan uzak durmak için verilen yardımlar tanrıyla pazarlıktan başka bir anlam taşımaz ve hiçbir faydasıda yoktur zaten. O zaman hali vakti yerinde olanların vereceği her gün yüklü miktarda sadaka hem bu dünyada hemde öteki dünyada sadaka verebilenler için ayrıcalık sağlamış olmak gibi saçma bir anlayışa yol açar. Yardımlarınız size elini açan herkese onlarında kazandığın parada hakkı olduğunu düşünerek bu faydacı anlayıştan uzak yapılmalıdır. Yaptığınız yardım ve sadakalar sizi ve hepimizi beladan ancak şu şekilde uzak tutmaya katkısı olabilir. Yardımlarınızla ve desteğinizle ayakta kalmaya çalışanlar yaşamak için ve doymak için hırsızlık ve gasp yapmaktan bir süre uzak kalabilirler. Elinizden geldiği kadar yardım yapın ki size bela ve kaza olarak geri dönmesinler. Yoksa fakirlik ve açlığa duyarsız kalıp size el açanları karşılıksız bırakarak beladan uzak kalamazsınız yada sadaka vererek Allah beni korusun deyip kaza ve beladan sıyrılamazsınız. Toplum olarak ne kadar fazla paylaşırsak o kadar fazla az belayla karşılaşırız.
Durakta arabanızın camını silmeye gelen küçük ellere küçümseyerek bakmayın. Pek çok insan inanılmaz bir şekilde bu eli öpülesi küçük ellere vebalı gibi bakmakta hattı bazaıları arabalarını bile kirlettiğini düşünmekte. Onların orada olmalarında hükümetlerin olduğu kadar bizimde suçumuz var. Bırakın onların orada kimin tarafından çalıştırıldıklarını sorgulamayı. Ailesi veya çocuklardan para kazanan şebekeler vs. onu sorgulamak bizim işimiz değil. O küçük ellerin orada olmaması lazım ve eğer oradaysa gereğini yapın paranızı verin. Sabah evden çıkarken veya akşam işten ayrılırken onların bozuklarını hazırlayınız. Sonra bozuk param yok kaçamaklarına kapılmayın. Bu sosyal paylaşımın sağlanması aslında hükümetlerin görevi ama ne yazıkki halkın vergileriyle oluşturulan fonlar akıl almaz savurganlıklarla çarçur edilmekte ve ihtiyacı olanlara sağlıklı bir şekilde dağıtılamamakta.
Bu tıpkı öğrenci indirimi yapılan hizmetlerdeki saçmalık gibi değerlendirilebilir. Aynı yaşta iki genç düşünün 15 yaşında biri öğrenci diğeri öğrenci değil. Neymiş henüz çalışmadığı için 15 yaşındaki öğrenci çocuk hertürlü sosyal hizmetten indirimli yararlanırken diğeri büyük adam ve çalışan muamelesi görüyor. Böyle bir haksızlık olabilirmi. Çalışsa bile diğer 15 yaşında çocuk çocuk değilmi. Tek suçu çalışmasımı. Bu hükümetler yıllar içinde bile 18 yaşındaki tüm vatandaşlarım sosyal hizmetlerden indirimli yararlanır diyemeyecek kadar aciz ve hantal. Paylaşım ve destek en baştan yanlış kurulmuş. Hükümetler her zaman güçlü ve zenginden yana olmuş bu ülkede, sadece seçim zamanlarında aklına gelen sosyal projeler ,hiçbir zaman doğru dürüst gerçekleştirilememiş. Her gün amerikan ve İngiliz menşeyli sigaralara 5-10 tl harcamaktan çekinmeyen insanımız bu cebinden ayıracağı fakir insanların hakkı olan üç beş kuruş için insanlara türlü eziyetler yapmaktan geri kalmıyor. Unutma sana doğru açılan yardım isteyen elin kimin eli olduğunu asla bilemezsin.
Mayıs 28th, 2010 at 20:46
merhaba atilla bey,son yazdığınız yazınızı biraz önce okudum ve çok duygulandım.Sizin düşündüğünüz ve insanlara aktardınız bu son derece önemli fikirleriniz ne kadar değerli.sizin gibi düşünen insanlar nekadar az.itiraf edeyim,bende düşünemedim bunların bazılarını ama bundan sonra daha hassas olmaya çalışacağım.Hoşçakalın.
Haziran 3rd, 2010 at 10:47
BİLDİĞİM TEK ŞEY SENİN DÜŞÜNCELERİNİN HERZAMAN DOĞRU VE MANTIKLI OLDUĞUNU BİLDİĞİM İÇİN BU DÜŞÜNCELERİNDE DE DOĞRUSUN VE HAKLISIN.KEŞKE HER İNSAN SENİN KADAR DÜŞÜNCELİ VE UYGULAYICI OLSA. HELAL OLSUN HOCAM..