21 Ağu 2009

Nasıl Zayıflarım?

Yazar: Dr. Atilla BARKAN | Kategori: Sağlık
Facebook'ta Paylaş

NASIL KİLO VEREBİLİRİM?

Nasıl kilo verebilirim cümlesi dikkatinizi çekmişse bir kilo probleminiz var demektir. Eğer kilo probleminiz var ise ihtiyacınızdan fazla besleniyorsunuz demektir. İhtiyacınızdan fazla besleniyorsanız şişmanlarsınız demektir.işin özü budur aslında.Fakat son yıllarda şişmanlığın sebepleri arasına bence başka faktörlerde katıldı. Bu yeni faktörlere geçmeden önce bilinen klasik mekanizmalardan bahsetmekte fayda var.
Hemen hepimiz biliriz ki,aynı miktarda yemek yesek de bazılarımız daha çabuk kilo alırlar veya başka bir değişle bazılarımız ne yese kilo almaz. Karşımızda oturup nefis yemekleri mideye indirip sonra üstüne tatlısını yiyip birde meyvesini yemesine rağmen hiç kilo almayan dostlarımıza nasıl sempatiyle karışık bir özenti duyduğumuzu biliriz. Acaba bunun nedeni nedir?. Kilo alanlarda mı bir üretim hatası var yada yazılımda bir aksaklık var,yoksa kilo almayanlarda mı. Dostlar bunu size başka bir örnekle anlatmaya çalışayım. Güncel olması açısından bunu size beyaz eşyalardaki enerji sınıflamalarını örnek göstererek anlatacağım. Biliyorsunuz son günlerde reklamlar da,A Sınıfı ,B sınıfı, C Sınıfı, DSınıfı diye giden enerji sınıflarına ayrılmış cihazlar var .A sınıfı olunca daha az enerji harcıyor, Bsınıfı olunca yine az ama a kadar az değil. Yani harfler ilerledikçe enerji harcaması artıyor. Şöyle düşünün Ayşe hanımın makinesi a sınıfı ve Fatma hanımın makinesi de b sınıfı. Akşam ikisi de 5 kg çamaşır yıkayacak. Ayşe hanım 5 kg çamaşır için makinesi 5 liralık elektrik yani enerji harcıyor,Fatma hanım da yine 5 kg çamaşır için 10 liralık enerji harcıyor. Gördünüz mü ikisi de çamaşır makinesi ,fakat bir tanesi aynı işi daha ekonomik yapıyor yani daha az enerji harcıyor. İşte insan vücudu da tam böyle . Bazı vücutlar A SINIFI, bazı vücutlar ise B SINIFI enerji harcıyorlar bazıları ise D SINIFI, hele hele bazıları FSINIFI yani çok fazla enerji harcıyorlar. Onların fabrika çıkış ayarları öyle. Şöyle de denebilir. Aynı katta oturan iki hanımdan birisi bakkala gitmek için diğer hanımdan daha az enerji harcıyor. Peki böyle olunca ne oluyor,doğal olarak az enerji harcayan,yani ekonomik çalışan ,yani A sınıfı enerji kategorisinde olan insanlar daha fazla kilo almaya yatkın oluyorlar. Aslında bir araba olsaydı,en çok onlar tercih edilirlerdi. Çünkü az enerjiyle çok iş yapıyorlar. Yani az yakıt harcıyorlar ama çok yakıt harcayanlarla aynı işi rahatlıkla yapıyorlar. Şimdi iki vücut yapısının da aynı yemeği yemesine rağmen neden birisinin kilo aldığını neden diğernin almadığını anlayabiliriz. Ekonomik çalışan vücut az yiyecekle idare edebildiği için fazla besini yağa çevirip depo edebiliyor. Buda kilo olarak kara günlerin yedeği olarak vücut tarafından saklanıyor.
Şimdi bu örneklerden sonra biraz pratik zayıflama bilgilerine geçebiliriz. O halde şunu söyleyebiliriz. Diyet yoktur doğru beslenme vardır. Doğru beslendiğinizde zaten ideal vücut ölçülerinize varacaksınızdır. Tabi burada tıbbi hastalık derecesindeki bazı metabolik obezite hastalıklarını ayırmamız gerekiyor. Benim ideal kilolarına varmalarında yardımcı olduğum 3 arkadaşımızdan örnek verelim. Bayan E 155 CM ve 82 kg ölçüleriyle ve yağları daha çok kalça ve alt kısımlarda yoğunlaşmış durumda yürüme ve solunum problemleri vardı. Beslenme alışkanlığı irdelendiğinde toplumumuzda ki sık yapılan hataların pek çoğu vardı. Sabah kahvaltı alışkanlığı yoktu,simit ve boğaça türü unlu gıdalar ve çaydan oluşan bir doyma ritüeli her sabah tekrarlanıyordu. Öğlen normal iki yemekli bir klasik öğün ve akşam yine gelişigüzel seçilmiş yemek. Tatlı,kolalı içecek,unlu yiyeceklere dikkat edilmiyordu. Bayan E ye önce sabah kahvaltı şartını getirdik, Sabah kahvaltısında ne yemesi gerektiği konusunu uzun uzun anlattık. Önerdiğimiz sabah kahvaltısı,oldukça zengin sütü peyniri yumurtası zeytini ekmeği yeşilliği ile kilo vermek isteyenleri başlangıçta şaşırtan bir menü. Ama şimdiye kadar hiçbir arkadaşımızda ters sonuç vermedi. Ayrıca kutu,gram,cc hesabı falan da yok,doyana kadar yiyeceksin. Öğle yemeğini tamamen kaldırdık onun yerine piyasada satılan eti ve Ülker e ait düşük kalorili bisküvi kek ve diğer ürünlerin karışımından belli oranda kaloriyi geçmeyecek bir öğün oluşturduk. Bu öğlen öğünü sadece 6-7 aylık bir dönem için seçildi elbette. Su hiç eksik edilmedi,mutlaka 3 lt ve üzerinde önerildi. Akşam öğününde ise haftanın 5 günü et ve et ürünleri önerildi. Ne tür bir öğün olacağı arkadaşımızın damak tadı da dikkate alınarak belirlendi. Bu zayıflama sürecinde geçici olarak bazı yiyecekler kesin olarak yasaklandı. Ama genel olarak uygulaması kolay,sizi açlık stresine sokmayan en önemlisi vücudunuzun diet yaptığınızın farkına varamadığı bir süreç sonunda 7 ayda arkadaşımız 28 kg vererek 54 kg a kadar geriledi. Large bedenlerden small bedenlere düştükçe bunun getirdiği özgüven ve moral görülmeye değerdi. Bay B dede yine aynı yolu denedik ve 8 ayda 96 kg dan75 kg a gerileyerek small beden giymenin keyfini yaşadı ve 3 yıldır mevcut kilosunu 2 kg alarak devam ettirmekte. Bayan S kilo verme süreci devam ediyor. Bu arkadaşımız da değişik bir yol izlemedik ancak o kilosunu baştan söylemedi. Ancak aşırı kilolu olan bu arkadaşımızda şu anda insanları şaşırtmanın eşiğine gelmiş durumda. En az 3 beden zayıflayarak zayıflığın ve fit olmanın getirdiği özgüveni yaşamaya başladı.
Dostlar yazımızın başında son yıllarda şişmanlamaya neden bazı yeni faktörlerden bahsedip konuyu açmamıştık. Biraz bundan bahsetmem gerek. Hepimiz çocukluk dönemlerimizdeki etin ,sütün,peynirin ve hatta taze fasulye ve kuru fasulyeni ne kadar lezzetli olduğunu hatırlarız. Şimdilerde bu lezzetleri alamadığımızdan sık sık şikayet eder olduk. Neden böyle oldu.biz mi yaşlanıyoruz da artık lezzet anlayışımız doygunluğa ulaştı yoksa bir şeyler mi dönüyor ortada. Ben size söyleyeyim, yediğimiz besinlerin çoğu doğal değil dostlar ve ara sıra zehir i az kaçmış domates yada ete rastladığımızda birden 20 yıl önceki tatlar çağrışım yapıyor beynimizde. Artan nüfusu beslemek için kullanılan katkılı üretim teknikleri ne yazık ki en hafif tanımlamayla insanları yavaş yavaş zehirliyor dostlar. Hele hele bizim gibi çağdaş kontrol tekniklerinden bir haber ülkelerde kullanılan teknikler , katkı maddeleri, tuhaf ve içinde ne olduğu bilinmeyen besinlerin ortalıkta cirit atmasına neden oluyor. Bu garip doğallıktan uzak besinlerle her gün doyma çabasındaki milyonlarca insan önlenemez bir şekilde şişmanlamakta .daha kötüsü bu büyük topluluklara hiçbir sağlıklı diyet uygulamaları faydalı olamamakta. Konu çok vahim dostlar,her şeyin başı aldığımız besinler,bunların büyük bir bölümü katkılı olunca şişman garip davranışlı ,sürekli kendini halsiz hisseden ,daha 45 ine gelmeden erkekliğinin yarısını yitirmiş,sözde erkekler, cilt ,saç ,ve hat safhaya varmış adet düzensizlikleri,isteksizlik.depresyon eğilimli kadınlar. Şimdi böyle kötü beslenen bir toplumda hangi zayıf sağlıklı vücutlardan bahsedeceğiz. Ülkenin tarım ve toplum sağlığı politikalarını üretenlerde olaya daha çok ekonomik boyutu ile baktıklarından hastalıklı ve sağlıksız bir gençlik yetişmesine katkıda bulunduklarının farkında bile değiller. Doğal ve katkısız üretim metotlarının teşvik edilmesi ve üreticiye bunun için en az ihracatçı kadar destek verilmesi gerekirken adeta Türkiye tarımı yok edildi. Önümüzdeki yıllarda doğal tarım ürünlerinin altından daha değerli bir sektör olacağı gün gibi ortada iken ,neden türk tarımının butür bir üretime zorlanmadığını anlamak zor. Bu ülke dünyayı besleyecek kadar zengin toprak ve ilkime sahipken insanların köyleri boşaltmasına izin veren ülke tarım politikası üretenlere bu ülkenin ve dünyanın aydınlık geleceğinin tarımda olduğunu hatırlatmak isterim. Üreteceğiniz arabalar,uçaklar,tvler, insanların karınlarını doyurmaz. Dünyanın dört yanına araba satan Almanya 20 yıl sonra 1 arabanın 1 kova doğal un kadar değeri olmayacağını biliyor ama biz bu gerçeği göremiyoruz. Temiz ve katkısız besinler bulmanız dileği ile

1 Yorum “Nasıl Zayıflarım?”

  1. sema diyor ki:

    ARKADAŞLAR NASIL ZAYIFLABİLİRİM DİYE HERGÜN KENDİNİZE SORUYORSUNUZDUR.AMA KENDİZE LÜTFEN EZİYET ETMEYİN SADECE DİYET PROGRAMININ HER HARFİNİ İYİ UYGULAYIN BİR YIL SONRA NE DEMEK İSTEDİĞİMİ İYİ ANLARSINIZ

Yorum Yap,Fikrini Paylaş

Yazdığım yorumun bu sayfada yayınlanmasında sakınca görmüyorum...