Türk futboluna ihanetin bedeli.Gs.Fb.Bjk(30.03.2010)
Yazar: Dr. Atilla BARKAN | Kategori: SporFacebook'ta Paylaş
Türk futboluna ihanetin bedeli. Üç büyükler.
Dünyada futbol önlenemez yükselişini sürdürürken ,ülkemizin de bundan etkilenmemesi düşünülemez elbette. Çok geniş kitleler tarafından hem bir eğlence hem de amatör olarak yapılabilmesi nedeniyle buna şaşırmamak gerek. Sinemayı sevebilirsin yada tiyatro ilgi alanınıza girebilir ama kalkıp bunları amatör olarak sokakta halı sahalarda yada piknikte yapamazsınız. Ayrıca futbolun büyülü rekabeti dünya üzerinde ona milyonlarca taraftar kazandırarak hak ettiği ilgiyi kazandırıyor. Ancak ülkemiz bu büyük eğlence ve spor pazarında hala çok gerilerde
Yıllardır Avrupa arenasında kendimize yer bulmaya çalışırız ülke olarak. Her sene parlatılmış yeni umutlarla başlar bu büyük festival ama çoğunlukla mart ayını göremez ,ve havlu atarız yeni senenin umut tohumlarını serperek. Anlı şanlı Türk spor medyası olarak futbolumuzun lokomotifi olarak üç büyükler pompalanır sürekli beyinlere. Varsa yoksa Galatasaray ,Fenerbahçe ve Beşiktaş dır,gerisi puan cetvelinin oluşturulması için gerekli olan yan faktörlerdir. İşin ilginci üç büyüklerin ne kadar büyük ve önemli markalar olduğunun farkında bile değiller. Spor medyası ve kulüp başkanlarının el ele vererek türk futbolunu nereye getirdikleri ortada geçen yüzyılda.
Sözde hepsi eğitimli ,üst düzey iş adamı ve yöneticilerden oluşan kulüp yönetimleri ve başkanlarının türk futbolunda devrim yaratacak girişimlere bir türlü cesaret edememelerinde artık akılsızlıktan öte kasıt arayabiliriz. Bu işte başka bir şeyler var gibi geliyor. Pekte zengin olmayan bu ülkenin zorlukla kazandığı dövizleri adeta kralcı bir anlayışla beş para etmez teknik direktör ve futbolculara harcamalarının başka bir sebebi olmalı. Kendilerini dünya devleri ile yarışmaya zorlayarak saçma sapan deneme yanılmalarla türk futboluna yıllarca ihanet içinde oldular. Sanki taraftar yıldız isimler alınmazsa gelip kulüp basacak. Hollanda,Fransa ,Almanya ,Portekiz futbolunun neresine gelebildiniz senelerce. Bu ülkelerin senin verdiğin milyonlarca euro vermeye güçleri yetmiyormu sanki. Her birinin milli gelirleri seni kat kat aşıyor. Ama aradaki fark şu,onlar spor ve futbolu ülkelerine ihanet etmeden yönetiyorlar. Sen gidip hala bu ülkelerden futbolcu ithal ediyorsun. Eğer oralardan futbolcu getirirken cebinize para girmiyor ve arada bir takım dalavereler dönmüyorsa siz gerçekten akıldan ve zekadan yoksun, zavallı insanlarsınız. İyi ve sağlıklı bir Galatasaraylı olarak bu takımın kendi öz kaynakları ile dünyaya kafa tutacak güce ve ruha sahip olduğuna inanıyorum. Ama siz başkan ve yöneticilerde ülkenize ihanet etemekten başka ve insanları senelerdir kandırmaktan başka ne gibi bir meziyet var. Galatasarayın başında ne zaman yılmaz Vural olacak,ne zaman Abdullah Avcı yada Tolunay Kafkas olacak. Bunlar galatasarayın başına getirmeye değer görmüyormusunuz.
Cebinizden para veriyormuşsunuz. Kattiyen inanmıyorum. Kim diyor size cebinizden para verin diye. Galatasaray ve diğer iki büyükler ve pek çok diğer kulüp yöneticileri kulüp başkanlıklarını ticari ve cemiyet içi raytinglerini artırmak için yapmıyorsa ne için yapıyor. Kimse sizden kulübe para vermenizi istemiyor ,kaldı ki o kulüpler sizin yedi ceddinizin mali değerinden daha zengin bir maneviyata sahipler. Ama bırakın üç büyükleri uyduruk kıytırık alt lig takımları bile koştura koştura takımlarına yabancı transfer ediyor. Örneğin diyarbakırsporda Afrikalı dolu nereye baksan zenci. Kardeşim sen alt ligleri taradınmı düşük maliyetlere ne futbolcular var biliyormusun. Ondan sonrada para yok diye ağlarsın. Eğer o futbolcular transfer edilirken arada komisyonlar falan oynamıyorsa sizde dünyanın en aptal insanlarısınız ülkenize ve insanlarınıza ihanet ettiğiniz için. Eğer eldeki yerli futbolcularla bu ligde rekabet edemem diyorsanız futboldan da anlamıyorsunuz demektir.
Ülkemiz liglerinde adını sanını duymadığımız ülkelerden sporcular koşturuyor. İnsan biraz utanır ,sıkılır artık. Şöyle bir düşünün bu Türkiye liginde karakteriyle ,sporculuğu ile,yeteneği ile sizde hayranlık uyandıran tek bir sporcu varmı yabancı olarak.3 veya 4 ü geçmez. Yüzlercesi oynuyor. Yeteneksiz,komik tıpkı kendini transfer eden yöneticileri gibi.televizyon ve reklam gelirlerinden elde ettikleri kaynakları bu transferlere harcayanlara,kendi öz kaynaklarını yeteneksiz ve hakir görüp onların önünü açacak yerlerde oturup yollarını tıkayanlara,Avrupa ve afrikanın yeteneksiz futbolcuları önünde gurur ve aklı bir kenara bırakıp ezilip büzülenlere içinde bulundukları ihanetten dolayı yazıklar olsun diyorum. Yönettiğiniz şirketlerede afrikanın ve avrupanın ikinci üçüncü sınıf yöneticilerini transfer etmenizi diliyorum. Bu ülkenin insanlarının bir gün sizden hesap soracağı günlerin yakın olmasını diliyorum. Eğer bir gün 11 yerli futbolcusu ile Avrupa şampiyonu bir takım çıkarsa bu ülkenin insanlarının ancak o zaman sizin ihanetinizi görebileceğini umuyorum. Ülkesinin insanlarının yarısından fazlasının açlık sınırı altında yaşadığı bir ülkede,bir futbolcuya milyon euru ödeyebilen ,karnını doyurmak için günde 15-20 tl ye çalışan milyonlarca memuru olan bir ülkede 20 yaşında çocukları havaalanlarında törenle karşılayıp,cebine milyon euro lar koyan yönetici ve başkanlara ancak hain denir çünkü. Oluşturduğunuz sihirli dünya ya 400 milyon dolar ödetip,karşılığında ülkenize sırtınızı dönerseniz bu ülke sizi eninde sonunda cezalandıracaktır.
Bu konuda türk spor medyasından yardım beklemek abesle iştigal olur elbette. Onların kendini idare edecek hali yok ki. Spor yazarlarının bile takımlara göre paylaşıldığı amigo düzeninden türk futboluna ne gibi bir kazanç çıkabilir ki. Türk futbolunun lideri konumundaki 3 büyüklerden bir tanesi çıkıp demiyor ki,ben bundan sonra ülkemin gerçeklerine göre politika izleyeceğim,kendi öz kaynaklarımla dünya devi yaratacağım. Bunu başarabilirim kimse benden barcelona, inter, manu gibi dev transferler beklemesin. Onlar gibi olmak için sıfırdan başlayacağız,çok çalışacağız,ülkemizdeki her kapıyı çalacağız,bilimsel çalışacağız ve dev bir futbol kulübü yaratacağız. Kendimize ve gençlerimize güveniyoruz. Dünyanın görüp göreceği en büyük kurtuluş mücadelesinden başarıyla ayrılmış ve sonrasında büyük devrimleri yaratmış bir ülke için bu ,lafını bile edemeyecek kadar küçük bir hedeftir. Bu ülkede ihanetler hiçbir zaman cezasız kalmamıştır. Belki uzun zaman alır ama mutlaka hesap görülür.sevgiyle kalın
Nisan 11th, 2010 at 02:18
Hocam oynadığınız halı saha maçındaki sakatlığınız olmasa belki de bu güzel düşünceleri iş yoğunluğunuz dolayısıyla bizimle paylaşamayacaktınız. Çok sitemkâr bir yazı olmuş. Fakat güçlü olan kazanır bu dünya da… Bu işin kuralı budur. Bazen üç büyükten daha büyük çıkar; bir müsabaka alt sıradan bir takıp büyüklerden birinin bileğini bir başka büyüğün gücüyle büker… Bu büyükte bahis şirketlerinin ta kendisidir. Futbol mu kalmış? Diyarbakırın En ücra mahalle ve sokak aralarında bahis oynatan kişiler çoğalıyor. Gerçek güç para ile sağlanıyor artık. Takım ruhu, iyi oynamak, mücadele etmek? bunlar büyük aldatmaca… Denge sağlamak çok önemli hocam… Adam yabancı futbolcuyla göz boyatıyor, başarıyı yabancı transferde görüyor. Tanınmamış yeteneği kim ne yapsın? İnsanlar onu tanıyana kadar veya takım istediği başarıyı yakalıyana kadar idari ve teknik yönetimdekiler koltuklarını çoktan kaybetmiş olabilirler. Kimse kaybetmek için yönetici olmaz. Takım kazansın, ben kaybedeyim diyen yok. Dünya daki bir çok sorunun sebebi zaten bencillik değil mi? Avrupa ne yazıkki sürekli okuyor. Bencilliği ve gericiliği okuyarak aşıyor. Biz ise nasıl kolay yoldan yükselirim, bir şeyler elde ederimin peşindeyiz… Avrupa da yok mu hiç bencil? Uyanık? Muhakkak vardır. Ama tilkinin kuyuğuna orda herkes basabiliyor. Çünkü okumuş kendini yetiştirmiş insanlar. Onları kandırmak kolay değil. Orada bir insan ne kadar uyanık olursa olsun. Onur sahibidir ve rezil olmaktan korkar. Ciddi bir hatada istifa etmesini bilir. Aziz YILDIRIM, Deniz BAYKAL gibi koltuğu satın almamışlardır…
Mayıs 3rd, 2010 at 22:01
Başkanım kesinlikle haklısın bu konularda sana diyorum gel baba diyarbakırsporun başına geç diye vallahi bir kaç yıl içerisinde bu takım şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olur… En azından gençlere şans verirsin. Belki arada bizide alırsın takıma:-) Saygılar…